Friday, January 13, 2006

bir fincan kahvenin kaç kalori hatrı var?

hollanda'da restoranlarda, kafelerde servis edilen kahvenin miktarından koray pek şikayet eder. kendisi amerika'da hatırı sayılır uzunlukta zaman harcamış biri olarak starbucks'ın kova ebatlarına alışıktır daha çok. starbucks fenomeni türkiye'de de çok popüler oldu. ben de sık sık istiklal starbucks'a uğrayıp, her zaman küçük olmakla birlikte, latte, caramel frappuccino ya da white chocolate mocha içer olmuştum. özellikle kitap çevirisi yaptığım öğle tatillerinde bol kremalı starbucks kahveleriyle karnımı doyurduğumu bilirim.

burada starbucks çeşitliliğinde ''fancy'' içeceklere rastlamıyoruz. her konuda olduğu gibi kahve çeşitliliğinde de bir tasarruf söz konusu. aynı şekilde kahvenin miktarı da genellikle koray'ın iştahını doyuracak düzeyde olmuyor. türk kahvesi fincanindan biraz daha büyük bir fincan kahveyle yarı yarıya dolu olarak servis ediliyor bir çok yerde. tek istisnayı menüsünde ''extra large'' kahve seçeneği bulunduran bagels and beans'te gördük. orayı da yasemin ''burası amerikanvari bir mekan'' diye damgaladı zaten.

ben aza tamah ediyorum. bu memleketteki tasarruf anlayışını, abartıdan, görmemişlikten uzaklık ve alçakgönüllülüğü takdir ediyorum ve ikinci fincan latte'mi aynı yerde sipariş etmiyorum.

tam bunları düşünürken slate'in starbucks ekonomisiyle ilgili podcast'ini dinledim bugün gym'de. yazın amerika'ya gittiğimizde galiba nahide teyze aynı şeyden bahsediyordu. starbucks'ın resmi menüsünde bulunmayan ama müşteri istediğinde servis edilen bir ''short cappuccino''su varmış. starbucks'ın bunu müşterisinden saklama çabasının arkasında yatan nedenler de bu küçük cappuccino'nun bir büyük boyla aynı miktarda espresso içermesine rağmen daha ucuz olması ve dolayısıyla kar marjının azalması. podcast ayrıntılı bir şekilde büyük kahvelerdeki kalori miktarından bahsediyor ve küçük kahveyle büyük kahveyi hazırlamak arasında süre bakımından bir fark olmadığını anlatıyor. dahası aynı miktarda kahveden yapıldığı için küçük kahvenin tadı büyüğünden daha iyiymiş. yani daha ucuza daha güzel bir kahve içmek mümkün ve tatmin olmak için zebil miktarlarda tüketmeye hacet yok. starbucks ekonomisi kokuşuk amerikan kültürünün dünyaya dayattığı ebat müsrifliğine (i.e. öküzlük, başka birşey değil) bir örnek sadece...

podcast'te okunan metne ve podcast'ın kendisine şuradan ulaşılabilir.